"Geçmişim oyundan ibaret değildi, bir serüven masalı değildi. Fırtınaların kıyıda çürüttüğü çirkin enkazdı."
Madeline Miller Ben, Kirke , Madeline Miller

Ruh Adam – Hüseyin Nihal Atsız

Hüseyin Nihal Atsız / Ruh Adam / Sayfa: 308

Ruh Adam - Hüseyin Nihal Atsız Kitap İnceleme

Ruh Adam – Hüseyin Nihal Atsız

Güntülü’yü seviyorum, hayatımın ve kainatımın en büyük gerçeği bu’…

Hüseyin Nihal Atsız… İsmini duymayanınız yoktur sanıyorum. Kendisi edebiyattan ziyade bir fikir adamı çünkü. İdeoloji, Türklük aşkı ile bütünleşen bir şahsiyet. Kaleminin tadına ise diyecek yok. Karakter olarak da oldukça sevdiğim bir yazar kendileri. Özel bir ilgim olduğunu gizleyemeyeceğim açıkçası.

Kitap hakkında Sohbetler

Lakin kendisine olan ilgim ve saygım eserlerini objektif şekilde değerlendirmeme engel olmayacaktır. Biraz sohbet edelim. Sizler ne biliyorsunuz bu tahtı sağlam olan fikir adamı ve aynı zamanda kuvvetli bir kaleme sahip olan şahsiyet hakkında?

Hiç şüphesiz Türkçülüğün en kuvvetli temsilcilerinden diyebiliriz sanırım. Ziya Gökalp, Yusuf Akçura gibi isimlerin yanı sıra bayrağa sıkı sıkıya sarılmış diğer bir isimdir kendisi. Yer yer kafatasçılık gibi ithamlara maruz kalsa da o her şeyin altından oldukça usta şekilde kalmasını bilen bir yazar.

Gerek kalemi ile gerek üslubu ile kendisini savunmaya dahi gerek duymayan bir yazar. Savunulacak bir yanı da yok aslında. Adam hapa has bir ideoloji, fikir adamı. Savunduğu fikre karşı suçluluk hissedip kendini savunacak değil ya. Biz onun edebi kısmı ile meşgul olacağız bugün.

Fikirlerinden bahsetme sebebim ise elbette bu düşünceleri eserlerine de yansıtıyor olması. Romanları tarihi roman kategorisinde değil bence ama böylesine bir adamın tarihe atıfta bulunmaması da abes olurdu değil m?

Nitekim eserlerinin gayet güzel yerlerinde geçmişimize de bir selam çakıyor. Şu an incelediğimiz Ruh Adam etrafında da görebileceğimiz unsurlar. Öte yandan romanı ele alış tarzına gerçekten hayran kaldım. Evet ruh bir adamdan bahsedeceğiz.

Ruhunu arayan bir adam belki de. Evvela neyin ne olduğunu anlamıyorsunuz lakin hemen ötede her şey daha belirgin bir hal alamaya başlıyor. Dilinin sade olduğunu söylemeye her ne kadar gerek duymasam da evet, dili oldukça sade ve anlaşılır. Kaldı ki sanat yapma gayesi içerisinde olan bir insan da değil. 

Ve yine kaldı ki sanat yapma gayesi içinde olmasına gerek dahi yok. Onun her kelamı sanat niteliğinde zaten.

Peki üstat bu romanında ne anlatmış dersiniz? Yukarıda biraz ipucu verdim tabii. Selim Pusat ile tanıştırayım evvela sizi. Bu arada olay anlatımına geçmeden evvel içerik hakkında geniş bir anlatım yapmayacağımı da belirtmek isterim.

Kitabın konusu

Okuma hevesinizin kaçmasını istemiyorum lakin fikir oluşturma açısından tabii ki meyvenin özünü görmenize yardımcı olacağım. Selim Pusat, Mete’nin ordusunda görev yapan bir asker iken askerlikten atılır ve hapis yatar. Hapis çıkışı eşi Ayşe ise onu hayata döndürmek için elinden geleni yapar.

Ayşe öğretmen ve Selim Pusat, Ayşe’nin öğrencisi Güntülü’ye aşık olur. Güntülü iki yüz yaşında olduğunu ve daha önce Selim Pusat ile nişanlı olduklarını söyler. Fakat iler buraya gelene kadar onca şey var ki anlatamam. Zaman kavramı üzerinden geriye dönerek oldukça güzel durumlara şahit olacaksınız. Mutlaka ama mutlaka okumanızdan yanayım. Yerli kitaplar sayfamızı ziyaret edersiniz.

SENDE İNCELEME EKLE
Android Uygulamamızı DENEDİNİZ Mİ?
Bu Kitabı Satın Al



Sen de Bir Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.Required fields are marked *

You may use these <abbr title="HyperText Markup Language">HTML</abbr> tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>