Durgun bir su gibi aktı mı yaşamak Ve zaman uysal bir kısrak gibi dinginleşti miAnısız kalınmıyor artık ne yapılsa Kuşatıyor yolları, aşkı ve ömrü
Ahmet Telli Kalbim Unut Bu Şiiri , Ahmet Telli

Ferdi ve Şürekası – Halit Ziya Uşaklıgil

Halit Ziya Uşaklıgil / Ferdi ve Şürekası / Sayfa: 264

Ferdi ve Şürekası - Halit Ziya Uşaklıgil Kitap İnceleme Klasikler Romantik & Aşk

Ferdi ve Şürekası – Halit Ziya Uşaklıgil

Zaman makinesi kalkıyoooor binmeyen kalmasın! Ne oluyor yahu? Türk romancılığının babasına gidiyoruz. Türk edebiyatına yeniliği bomba gibi düşüren, herkesin hayran kaldığı. Ağır ve süslü dili beyinleri yakan adamın yanına gidiyoruz. Kimdir bu zat-ı muhterem? Halit Ziya Uşaklıgil tabii ki de.

Gerçek anlamda Türk romanının vücut bulduğu adam olur kendileri. Bana şimdi Aşk-I Memnu demeyin gözünüzü seveyim Bildiğinizi biliyorum. Halit Ziya’nın ustalık eseri olduğundan mı biliyorsunuz yoksa yıllarca “Amcasının karısına sulanıyor pezevenk” diye dillerde dolaşan diziden mi?:) valla öyle ya da böyle bilmeniz hoşuma gider. Ama eminim Halit Ziya Uşaklıgil’in bu eserini çok az duymuşsunuzdur. Hakkınız da yok değil. Çünkü en bilindik, en meşhur romanları gündemde haliyle.

Kitap hakkında kısa bilgi;

Ferdi ve Şürekası ise İzmir dönemi romanları arasında geçen bir eseridir. İstanbul’a gelip Mai ve Siyah’ı yazmadan evvelki kaleme aldığı eserlerinden yani. Kalfalık dönemi eseri diye de geçer ama kalfalık malfalık valla Halit Ziya bu. Ateş ediyor yalan yok. Konusu da gayet günlük hayatta karşınıza çıkabilecek bir yapıya sahip.

Diziye uyarlansa yeridir. Biraz Halit Ziya hakkında konuşalım sonra roman içeriği hakkında bilgi vereceğim. Az çok biliyorsunuzdur ya da duymuşsunuzdur Serfeti Fünun edebiyatını. Yazarımız o dönemin belkemiği aslında. Roman anlamında zirveye oturan bir şahıs. Lakin sizin de bildiğiniz üzere bu dönemde dil ağır, ağdalı, sanatkar üslubun olduğu fişek gibi bir dönem. Adamların gayesi sanat için sanat yapmak. Halk anlamış anlamamış umutlarında değil. Bir nevi yüksek zümre edebiyatı yapıyorlar.

Bir nevi değil yahu bildiğin yüksek zümre edebiyatı. Yani sadece okumuş ve seçkin insanların anlayabileceği tarzda eserler vücuda getiriyorlar. Bundan dolayıdır ki eserlerin dili ağır. Ama bence bu gözünüzü korkutmadın. Osmanlıca terimlerin ya da Arapça Farsça tamlamanın olması gölde düşürmüyor.

Evet, anlam bakımında sizi zorlayacaktır fakat Halit Ziya Türk edebiyatı için bulunmaz bir nimet ve biz bu nimeti bulduk. Eksik mi kalalım mübarek sen söyle. Dilinden bahsettik peki kurguyu neyin üzerine yapıyor yazarımız. Edebiyatçılar bilir. Halit Ziya’nın roman veya öykülerinde vazgeçmediği bir tarzı var. Hatıra defterleri. Karakterlerin duygu ve düşüncelerini yazdığı hatıra defterleri romanın ortasına bağdaş kurmuştur.

Kitabın konusu;

İnce ve güzel bir detay yakalıyor yazarımız bu yol ile. Bunu birçok ederinde görmeniz mümkün. Bas bas bağırıyor ama asla esere gölge düşürmüyor. Aksine heyecan katıyor. Keza bu eserinde de hatıra defterine şahit olacağız. Hacer, babası Ferdi efendinin yanında çalışan İsmail Tayfur’a aşık oluyor. Lakin İsmail Tayfur da besleme kız olan Seniha’ya aşık.

Eşini kaybetmiş ve tek varlığı kızı Hacer olan Ferdi Bey bu evlilik için İsmail Tayfur’a cazip tekliflerde bulunur ve kızı ile evlenmesini sağlıyor. E sağlasın tamam da aklı Seniha’da bizim oğlanın. Seniha ile aşkını bitirmiyor ve bir gece Hacer ile olan tartışmasında evde yangın çıkıyor. Hacer yanıyor, İsmail Tayfur ise deliriyor. Roman böyle sona eriyor ama olaylar olaylar. Okumanızdan yanayım;)

SENDE İNCELEME EKLE
Android Uygulamamızı DENEDİNİZ Mİ?
Bu Kitabı Satın Al



Sen de Bir Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.Required fields are marked *

You may use these <abbr title="HyperText Markup Language">HTML</abbr> tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>