Körlük – Jose Saramago – Yorumum

Jose Saramago / Körlük / Sayfa: 336

Körlük - Jose Saramago - Yorumum Kitap İnceleme

Körlük – Jose Saramago – Yorumum

Her baktığınızı görebilir misiniz? Cevabı benim söylememe gerek yok. En basitinden okuduğunuz kitapların satırlarının altında neler yattığını görebilir misiniz desem peki? Buna cevabımız net olur işte. İstediğiniz takdirde elbette görürsünüz. Tam da burada bakmak ile görmenin farkı ortaya giriyor. Bakmaya bakarsınız da algılar mısınız, görür müsünüz bütün mesele bu. Sizden isteyeceğim bu romanı edindiğinizde altında yatanları görmeye çalışmanız. Ne yatıyor açıklayıver işte diyecek olursanız, kimse kusura bakmasın o kadar da uzun boylu değil, diyecek iken karar değiştirdim ve çok ufak değinme taraftarı oldum. Burayı genişletmeden evvel az bir sohbete oturalım. Roman, ödüllü bir roman. Nobel Edebiyat Ödülü’nü almış.

Orasından bana ne demeyin dursun köşede genel kültür olsun. Lazım olur 😉 romanı az köşeye koyalım da ben başka bir şeyden bahsetmek istiyorum. Yolun sonunda Körlük’te bulaşacağız oradan yana şüpheniz olmasın. Nerede gördüğümü tam hatırlamıyorum ama bir deney görmüştüm evvelce. Sergi tarzı bir yerde kadının biri duruyor ve üzerinde yazı taşıyordu sanırım. Ne yalan söyleyeyim orasını tam hatırlamadım ama mantık aynı. Kadın dikiliyor milletin ortasında ve bir zaman sonra kadının yanına gelip güzel sözler söyleyen oluyor. Zaman biraz daha geçiyor kadına tokat atıyorlar. Tabii kadın tepkisiz her şeye. Hiçbir şekilde ne bedensel ne de sözel tepki veriyor. Zaman ilerledikçe kadını dövmeye çalışıyorlar, üstünü başını yırtıp cinsel haz almaya çalışıyorlar.

Daha da ileri gidip insanların ortasında tecavüze dahi kalkışanlar oluyor. Kadın ağlıyor ama hiçbir şekilde sesini çıkarmıyor. Sonrasında başka insanlar tarafından giydiriliyor, eli yüzü temizleniyor ve olay burada bitiyor. Sosyal bir deney olarak okumuştum sanırım. Velhasıl şimdi bunu neden anlattım. Demiştim Körlük’ün orada buluşacağız diye. İnsan, içinde saldırıyı, iyiliği, kötülüğü, canavarlığı ve de şevkati kısacası her şeyi barındıran bir varlık. Kimse bende yok demesin. İnsan isen fıtratın gereği, nefsin ve de dürtülerin gereği bu özelliklerin hepsinden parçaca mevcut.

Görmeyen gözlerin nelere şahit olduğunu göreceğiniz bir romana değinelim şimdi. Yaşanan bir körlük salgını nedeniyle düzenin bozulması, çetelerin kurulması, güçsüzlerin ezilip güçlülerin ayakta kalma gibi olayları anlatan şahane bir eser Körlük. Akıcılığı, sürükleyiciliği ve heyecanı zirvede tutan bir başyapıt diyebilirim. Net karakterler verilmiyor romanda. Tamamen olay örgüsü ve anlatılmak istenenin üzerine kurgulanmış desek iyi bir yerden çıkmış oluruz zannımca. Adamın biri yeşil ışıkta beklerken kör oluyor ve onu tedavi eden doktordan, hırsıza kadar herkese bulaşıyor.

Doktorun karısı hariç ve doktorun karısı, hastane bozması hapishanede bir çete liderini boğazını parçalayarak öldürüyor. İşte tam da burada yazar, görevi hayat kurtarmak olan bir insanın dahi zaman geldiğinde cinayet işleme potansiyeline sahip oluşunu ortaya koyuyor. Evet, keyfi değil ama netice ilgilendiriyor bizi öyle değil mi? Sonuç olarak bir yangında tüm hastalar kaçıyor ve ülkeye yayılan körlük salgını geçiyor. Nihayetinde herkes tekrardan görmeye başlıyor. Romanın son satırlarında ders niteliğinde bir cümle geçiyor. Elbette onu da söylemeyeceğim. Şimdiden keyifli ve heyecanlı okumalar diliyorum.

SENDE İNCELEME EKLE
Android Uygulamamızı DENEDİNİZ Mİ?
Bu Kitabı Satın Al



2 Yorum

  1. Cevap ver

    O zaman bu da listeye eklendi

Sen de Bir Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.Required fields are marked *

You may use these <abbr title="HyperText Markup Language">HTML</abbr> tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>