Onu seviyorum ki ağlamak geliyor içimden.
Cengiz Aytmatov Beyaz Gemi , Cengiz Aytmatov

Kaplumbağalar – Fakir Baykurt – Konusu

Fakir Baykurt / Kaplumbağalar / Sayfa: 368

Kaplumbağalar - Fakir Baykurt - Konusu Kitap İnceleme

Kaplumbağalar – Fakir Baykurt – Konusu

Fakir Baykurt, deyince aklınıza ne gelir? Hiç şüphesiz Yılanların Öcü dersiniz. Bir üçleme şeklinde okura sunulan bu romanı hayli ses getirmiş, halkın dili olmuştur. Yürekleri de yakmış, okurunu zaman zaman üzmüştür. Evet, konumuz Yılanların Öcü değil ama şimdi aynı tatta ve üslupta bir başka romanını ele alacağız. En diğer eserleri kadar yetkin ve sıcak havada bir yudum su kadar ilaç niteliğinde bir eser. Öyle ki MEB’in okunması gereken yüz temel eserleri arasına aldığı da bir eser. İsmi her ne kadar Kaplumbağalar olsa da içerisinde onlara dair çok küçük bir ayrıntı var. Hayvanları konu edinen bir eser olmadığını belirtmek adına söylediğim bir şeydi bu. Ne anlattığına ve konusuna sonra değineceğim tabii ki. Evvelinde yazarımız ve üslubu hakkında biraz sohbet etmek istiyorum. Köy romancılığının bir moda haline geldiği dönemde kaleme alınan bir yapıt Kaplumbağalar.

Dönemin sanatçıları toplum için sanat anlayışını benimseyerek halkın sorununu dile getirmeyi kendilerine görev bellemişler ve bu çizgide eser kaleme alan birçok yazarımız, edindikleri bu görevi hakkıyla yerine getirmişler. Toplumcu Gerçekçi yazarlardan okuduğunuz varsa eminim bana hak vereceksinizdir. Halkın derdine bir nebze olsun merhem olabilmek, seslerini duyurmak adına birçok sanatçımız satırları arasında halka geniş yer vermişlerdir. Akıcılığına selam verecek olursak, gayet yağ kıvamında bir eser diyebilirim. Zorlanmayacağınız, sıkılmayacağınız ve o halkın durumunu hissedebileceğiniz bir şekilde vücuda getirilmiş. Yazarımızın sahip olduğu sanat görüşü ile örtüşür nitelikte yani. Dili prüzsüz, ve dolambaçsız. Dümdüz, neyse o formatında bir eser. Peki bu Kaplumbağalar ne anlatıyor dersiniz?

En genel çerçevede konusuna değindikten sonra ufak bir de özetleyiverelim. Eser, Ankara’da bir Alevi köyünün, daha doğrusu köyün sakinlerinin geçim sıkıntı ile diplomasi arasında sıkışmasını anlatıyor. Alevilerin gelenek görenekleri, yaşam tarzları, ritüelleri ve adetleri hakkında da bilgi veren bir teması var ama bunu bilgi niteliğinde değil de konu içinde eriterek vermiş yazarımız. Gayet de başarılı olmuş. Düğünlerde şarap sunma gelenekleri bulunan bu köylü, şarap için üzüm bulamaz. Komşu köyler ve Sünniler ise bu günaha ortak olmamak adına Tozak köyüne üzüm satmaz.

Bu arada olaylar Ankara’nın kurak ve verimsiz toprakları olarak tanımlayabileceğimiz Tozak köyünde geçiyor. Köyün öğretmeni Eğitmen Rıza, bu duruma fikirsel olarak çözüm sunmuştur. Köyün biraz dışarısında boş ve çorak olan araziye bakım yapılıp tabiri caizse adam edip üzüm üretme fikrini ortaya atmıştır ve köyün merhametli çalışkan sakini Kır Abbas da destek veriyor bu fikre. Araziyi bağ olacak hale getiriyorlar lakin bir gün kadastrodan görevliler geliyor ve arazinin hazineye, yani devlete ait olduğunu söylüyor. Bunun üzerine rapor tutuluyor ve arazi köylünün elinden alınıyor. Elbette çok dar şekilde en özünü vermeye çalıştım sizlere burda ve kesinlikle okumanızı tavsiye edeceğim bir yapıt. Şimdiden keyifli okumalar.

Kaplumbağalar – Kitap Özeti & Kaplumbağalar – PDF konusuTürü sevenler için özellikle tavsiye edebileceğim muazzam bir kitap Kaplumbağalar –. İncelemeyi beğendiyseniz Kitap İnceleme sayfamızdan birbirinden güzel kitap özetlerine bakabilirsiniz.Kaplumbağalar – Kitabı hakkında ne düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi bizimle yorum olarak paylaşın ;)

] }
Android Uygulamamızı DENEDİNİZ Mİ?
Bu Kitabı Satın Al



Sen de Bir Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.Required fields are marked *

You may use these <abbr title="HyperText Markup Language">HTML</abbr> tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>