.... nereye baksam ya da olup bitenlerden hangisini anlamaya çalışsam bunalıyorum. Hem öyle bir bunalıyorum ki, çekip gitmek geliyor içimden; çekip gitmek ve bir daha hiç mi hiç dönmemek....
Hasan Ali Toptaş Gölgesizler , Hasan Ali Toptaş

Denizin Çağırışı – Kemal Bilbaşar – Kitap Yorumu

Kemal Bilbaşar / Denizin Çağırışı / Sayfa: 140

Denizin Çağırışı - Kemal Bilbaşar - Kitap Yorumu Genel

Denizin Çağırışı – Kemal Bilbaşar – Kitap Yorumu

Roman hakkında bilgi vermeye başlamadan önce bir itirafta bulunmak istiyorum. Kitabı okumadan evvel bu kadar zevk alacağımı ve sürükleneceğimi hiç düşünmezdim. Evet, bu bir itiraf çünkü fikirlerimi bir çuvala koyup denize attı. Sizi sarıp sarmalayacak, içinde kaybolacağınız bir eser desem çok da abartmış olmam her halde. Valla sizi bilemem ama beni benden aldı götürdü, denizin kenarına bıraktı. Keşke bu romanı İzmir Alsancak’ta okumak gibi bir şansa sahip olsaydım diye içimden geçirmedim değil. Keza olaylar da İzmir’de geçiyor zaten. Bu durum canınızı daha fazla sıkıp sizi deniz hasretiyle kavurabilir. Yalan söyledim yalan. Benim hislerim bunlar.

Denize ve İzmir’e olan aşkım depreşti ama zaten İzmir sevilmeyecek bir memleket mi Allah aşkına. O yüzden eminim siz de benim gibi aşkla okuyacaksınız bu romanı. Aslında bir itirafım daha var. Kemal Bilbaşar’a ait olan bu romana şaşırma nedenlerimden biri de yazarın Toplumcu Gerçekçi oluşu. En bilindik romanları olan Cemo ve Memo (ikisi ayrı ayrı eserler) ağalık sorununa eğilen, köylünün çektiği sıkıntıları dile getiren romanlar olduğu için ben bu eserini de yine aynı formatta kaleme aldığını düşünmüştüm. Lakin soy ki portakalın içinden ne çıka?

Hissiyat kısmından bir an önce çıkalım, biraz daha böyle gidersek artık romanı değil İzmir’i anlatmaya başlayacağım çünkü 😊 Çok az da şekline şemaline değinelim sonra hooop top sizde. Dilsel açıdan rahat olun derim. Oldukça sade ve akıcı şekilde yazılmış. Kaldı ki yazarın sanat görüşü de dilinin ağır olmasına müsaade etmiyor zaten. Ben konusunu çok çok ve çok sevdim. Sizin de seveceğinizi ve bir solukta okuyacağınızı düşünüyorum. Sizi alıp İzmir’in tatlı esintisine misafir ediyor. Neyse artık konusuna da girelim de ne övdün bee demeyin 😊

Küçük bir kasabada öğretmenlik yapan isimsiz kahramanımız bulunduğu yerden biraz uzaklaşmak, kendini toplamak istemiş ve artık kendine biraz tatil hakkı tanıyarak İzmir’de sözüm ona sarışın bir kadının onu çağırdığını düşünerek hayata kısa bir mola vermek istemiş. Öncesinde kişiliği hakkında konuşalım. Babası intihar etmiş olan kahramanımız, babasından ona kalan psikolojik sorunların olduğunu düşünüyor.

Karanlık fobisi var ayrı yetten. Neyse biz İzmir’e geldik. Sarışın olmasa da kaldığı pansiyonun sahibinin kızı olan Zehra ile nişanlanır bizimki. Bir zaman sonra Zehra’ya yetemediğini düşünür ve nişanı atar. Öte yandan hayalindeki sarışın kadını bulduğunu zanneder ama nafile. Kadın kendisini maddi açıdan sömürdükten sonra onu sokağa atar. Artık öğretmenlik görevinden de kovulmuştur ve hamallık yaparak hayatını devam ettirmeye karar vermiştir derken bir fabrikada işe girer. Eski nişanlısı Zehra’yı görür. Ona yaklaşmak ister ama Zehra yüz vermeyince kötü olur. O an kendisini denizin çağırdığını anlamıştır işte. Yılla önce babasını çağıran deniz şimdi de onu çağırmaktadır. Denize koşar… Okuyun, gerçekten keyifli olacak.

Denizin Çağırışı Kitap Özeti & Denizin Çağırışı PDF konusuTürü sevenler için özellikle tavsiye edebileceğim muazzam bir kitap Denizin Çağırışı. İncelemeyi beğendiyseniz Kitap İnceleme sayfamızdan birbirinden güzel kitap özetlerine bakabilirsiniz.Denizin Çağırışı Kitabı hakkında ne düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi bizimle yorum olarak paylaşın ;)

] }
Android Uygulamamızı DENEDİNİZ Mİ?
Bu Kitabı Satın Al



Sen de Bir Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.Required fields are marked *

You may use these <abbr title="HyperText Markup Language">HTML</abbr> tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>