Bir İdam Mahkumunun Son Günü – Victor Hugo – İncelemem

Victor Hugo / Bir İdam Mahkumunun Son Günü / Sayfa: 88

Bir İdam Mahkumunun Son Günü - Victor Hugo - İncelemem Kitap İnceleme Klasikler

Bir İdam Mahkumunun Son Günü – Victor Hugo – İncelemem

Oldukça yakından tanıdığınız bir ismin eserini satırlarıma misafir edeceğim birazdan. Lakin önce biraz sohbet etmek istiyorum. Günümüz ile ilişki kurup öyle yola devam edelim. E kitapta idam diyor, ne alakası var günümüzle? Öyle değil be kardeşim! Her şeyin bire bir aynısı olacak diye bir kaide mi var? Atıfta bulunacağız, küçük küçük, parça parça.

Vahşetten konuşalım mı? Hani dile getirirken bile insanın içinin ürperdiği vahşet. Ya da şöyle sorayım: İdam cezası hakkında ne düşünürsünüz? Ülkemizde birçok kez gündeme gelen bir konu, tabii halk tarafından. Kadınlara, çocuklara tecavüz eden ve yaşama hakkına sahip olmadığı düşünülen iğrenç mahluklar için idam cezası bir ara oldukça gündemde idi ülkemizde. Eminim savunanlar olacaktır. Savunanları da asla eleştirmiyorum hatta öyle haberlere şahit oluyorum ki ben de zaman zaman bu düşünceyi destekler nitelikte cümlelere başvurabiliyorum. Evet, insanlık dışı bir şey idam cezası peki parçalara ayırıldıktan sonra üzerine beton dökülen kadınlar, tecavüze uğradıktan sonra yakılan kadınlar, boğazından bıçaklanarak öldürülen kadınlar, daha el kadar bebeklere edilen tecavüzler…

Bunlar insanlık suçu değil mi sizce de? Her neyse biz işimize dönelim. Bu bahsettiklerimiz maalesef gerçek. Olmaz olası gerçekler. Bunları duyunca insan bir yandan da bu caydırıcı cezaya göz kırpmıyor değil. Gel gelelim eserimize. İdam…

İnsanlık suçu ve vahşice bir işlem olduğunu inkar etmiyorum. Şimdi de bir idam mahkumunun gözünden o anları izleyeceğiz. Evet yanlış görmediniz izleyeceğiz çünkü Hugo, okuruna adeta psikolojik bir senaryo vermiş. Al bunu istediğin kaba koy şekil alsın demiş. Kahraman idam edilecek mi edilmeyecek mi eserin sonuna kadar heyecan ile bekleyip duracaksınız. Bu örgü eserden sıkılmanızı önleyecek ve merakınızı diri tutarak esere olan şevkinizi arttıracaktır. Dünya edebiyatı romanlarından olduğu için dil açısından ufak pürüzler yaşamanız mümkün lakin bu, eser için herhangi bir sorun teşkil etmiyor. Olay sakin bir su misali akıp gidiyor. Öyle aman aman bir okuma edası ile ilerlemeseniz de merak unsurunu diri tutulması ve eserin ele alınış tarzı bakımından keyifle devam edeceğiniz bir yolculuk olacağından şüphem yok. Gel gelelim içeriğine.

Eser birinci tekil kişi ağzından anlatıyor. Yani ben anlatıcısı. İşlediği bir cinayet sonucu idama mahkum edilen adamın o ana kadar zihninden geçirdiklerini görebileceksiniz. Af umuduyla günlerce bekleyen adam en sonunda umudunu yitiriyor. Ölümden önce onu öldürecek olan ölüm korkusu oluyor. Her anı kafasında tasarlıyor. İdama götürülen mahkumların duvarlara yazdığı yazıları okuyor, kızı aklına geliyor, eşi ve annesi için üzülüyor. Dışarda ise sözüm ona bu gösteriyi izlemek için panayır havası oluşturan kalabalık idam zamanını bekliyor. Yazar eleştirel bakış açısıyla yazmış bu romanı aslında. Halkın insanlık suçuna olan yaklaşımını vs ele almış. Okunmaya değer bir eser evet. Keyifli okumalar.

SENDE İNCELEME EKLE
Android Uygulamamızı DENEDİNİZ Mİ?
Bu Kitabı Satın Al



2 Yorum

  1. Cevap ver

    Çok düşündüren bir kitaptı

  2. Cevap ver

    Hüzünlü ve ölümü düşündüren bir kitapdı

Sen de Bir Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.Required fields are marked *

You may use these <abbr title="HyperText Markup Language">HTML</abbr> tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>