Herkes içini yalnız içine dökmez...!
Oğuz Atay Tehlikeli Oyunlar , Oğuz Atay

13.yy Divan Edebiyatı’nda Mevlana Celaleddin Rumi

 

13.yy Divan Edebiyatı’nda Mevlana Celaleddin Rumi Kitap İnceleme

13.yy Divan Edebiyatı’nda Mevlana Celaleddin Rumi

 13.yy, Divan Edebiyatının başlangıcı niteliğinde bir tarihtir. 13.yy’da döneme hükmeden devlet Anadolu Selçuklu Devleti’dir ve bu dönemde edebi ürünler Türkçeden ziyade Farsça yazılmaktadır. Bu yüzyılın ikinci yarısından sonra Türkçe eserlerde bir artış görülmüş ve bu artış kendini korumuştur. Yazı dili ve edebi dilin Farsça olmasından dolayı her ne kadar Türkçe eserler bir adım geride kalsa da zamanla kendini iyiden iyiye hissettirmeye başlamıştır. İlim dilinin Arapça olduğu dönemde konuşma dili olarak Türkçe yer almaktadır. Halkın da Türkçe konuşmasından dolayı eserlerin Türkçe olmasına ilgi gösterilmiştir fakat Farsça, edebiyatta olan yerine sıkı sıkıya bağlıdır bu dönemde. Öte yandan divan edebiyatının besin kaynağı olan şehirler adından söz ettirmeye başlamıştır. Bunlar; Karaman, Konya, Kütahya’dır. Peki, bu yüzyılda hangi sanatçılar ile tanışacağız? Gelin hep birlikte bakalım.

Mevlana Celaleddin Rumi

Babası Bahaeddin Veled olan Mevlana, Belh’te doğmuş ve ilk tasavvuf terbiyesini Tirmizi’den alan Mevlana Celaleddin Rumi, Mevlevi, Mollayı Rum, Hüdevendigar, Mevlana Hüdavendigar olarak da bilinir ve anılır. Büyük küçük fark etmeksizin herkesin tanıdığı ve özlü sözlerine aşina olduğu divan edebiyatının belkemiği isimlerinden olan Mevlana, Türk edebiyatına yeri sarsılmaz nitelikte eserler bırakmıştır. Şiirlerinde kullandığı mahlaslar (takma ad) Şems (Arapça şiirlerinde bu mahlası kullanır) ve Hamuş’tur( susmuş anlamına gelen bu mahlası da Farsça şiirlerinde kullanmaktadır) Ölüm yıldönümü 17 Aralık (Şeb-i Aruz)’tır ve günümüzde dahi kendisi adına anma törenleri yapılmaktadır. Ölümü düğün günü olarak sayan Mevlana, hoşgörünün, saygının ve koşulsuz sevginin adeta simgesidir. ‘Her ne olursan ol, gene gel’ sözü onun kayıtsız şartsız insana olan sevgisini göstermeye yetecektir. Onun eşsiz beyitlerinden birini sizlerle paylaşmak isterim:

Sina harem şerha şerha ez firak

Ta biguyem şerh_i derd-i iştiyak

Anlamı: İştiyak derdini şerh edebilmem için ayrılık acılarıyla şerha şerha olmuş bir kalp isterim

Şüphesiz onun bizlere bıraktığı en kıymetli eserlerden biri Mesnevi’sidir.

Mesnevi’de insanların ibret alacağı hikayeler alegorik tarzda anlatılmış olup yanı sıra nasihatler ve dualar da yer almaktadır.

Divan-ı Kebir: diğer adı ile Külliyat-ı Şems olarak bilinen eserini Şems aşkı ile yazmıştır. Eserin dili Farsça olup gazel, terci-i bent, terkib-i bent ve rubailerden meydana gelmiştir.

Fihi Mafih: ‘ Onun içindeki O’dur’ anlamına gelen eseri Arapça-Farsça karışık dilden oluşup, içinde ayet, hadis ve soru-cevaplar bulundurmaktadır. En genel tabirle Mevlana’nın sohbetlerini içerir demek yerinde olacaktır.

Mecalis-i Seba: Arapça-Farsça karışık dille yazılan eser, içerisinde yedi vaaz barındırmaktadır.

Mektubat: Mevlana’nın mektuplarından oluşan eser toplam yüz kırk yedi mektuptan oluşmaktadır. O dönemde yaşamış devlet adamları ile olan konuşmalar, yakın dostları ve oğlu ile yaptığı mektuplaşmaların yer aldığı bir eseridir.

Rubailer: Divan’ının içerisinde yer aldığı halde ayrı bir eser olarak kabul edilir.

13.yy Divan Kitap Özeti & 13.yy Divan PDF konusuTürü sevenler için özellikle tavsiye edebileceğim muazzam bir kitap 13.yy Divan. İncelemeyi beğendiyseniz Pdf Kitap İndir sayfamızdan birbirinden güzel kitap özetlerine bakabilirsiniz.13.yy Divan Kitabı hakkında ne düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi bizimle yorum olarak paylaşın ;)

] }

Android Uygulamamızı DENEDİNİZ Mİ?
Bu Kitabı Satın Al







Sen de Bir Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.Required fields are marked *

You may use these <abbr title="HyperText Markup Language">HTML</abbr> tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>