Renksiz Izdırap Şükûfe Nihal Konusu

Şükûfe Nihal / Renksiz Izdırap 

Renklerin açık seçik olduğu bir eser, yorumu ile başlamak istiyorum satırlarıma. Çünkü bir hayli aşina olduğunuz bir konusu var romanımızın. Bence sürükleyici ve tadı damağınızda kalacak bir yapısı var. Konusu klişe gelse de anlatılışı ve okura aktarılışı itibari ile özel bir eser diyebilirim. Peki özel yanı ne? Matruşkamsı desem ne çağrıştırır acaba zihninizde. Olay içinde olay barındıran bir yapıya sahip olmasıyla özel bir eser. Daha açacak olursam, yazarımız kendine çok kıymetli bir bakış açısı geliştirerek romanın başkahramanına bir eser daha yazdırmış. Türk edebiyatında, benzerlerine çok az rastlayabileceğimiz bir tarz aslında. Yeni bir tat gibi. Değil ama biz öyle algılayacağız çünkü benzer tarzlarda kaleme alınan eserler çok az. Her zaman az olan daha kıymetlidir genellemesi yapmak ne kadar doğru olur bilmiyorum elbette ama bu tezi, kitabı okuyan kendisi çürütebilir ya da güçlendirir. Satır zevkinize kalmış artık 😊 konudan çok uzaklaşmadan küçük bir giriş yapayım konuya. Böylece kartları daha açık oynamış olurum belki hı? 😊 ana karakterlerimizden olan Handan bize kapıyı açıyor.

Evvela Handan’dan biraz bahsedeyim sizlere. Melankolik bir yapısı var bu karakterimizin. Bunalım, santimetalizm ve düşünceler yığınıyla savaşan bir kadın kahraman. Evli olduğu halde başkasına karşı derin duygular içerindedir. Kocasının iki senedir yurtdışında olması da bu aşkı tetikler vaziyette açıkçası. Biz yasak aşkımıza gelelim. Diğer başkahramanımız Handan’ın derin duygular beslediği Sahir. Buraya kadar her şey normal. Yukarda bahsettiğim özelliğin mevcut olduğu herhangi bir durum göze çarpmıyor ama bu aşktan sonra romanın can alıcı yeri baş gösteriyor. Hadi biraz daha yürüyelim bakalım bizleri neler bekliyor? Handan, içindeki aşk ile başa çıkabilmek adına bir öykü yazıyor. Ismi ise ‘ Renksiz Istırap’. Romanımızın adını aslında romanın başkahramanı Handan vermiş oluyor. Handan yaşadığı aşkı o öyküde anlatıyor. Öyküsünde ise Necla Hanım ve Vedat’ı ana karakter olarak veriyor.

Tahmin edersiniz ki Necla Hanım Handan’ı, Vedat ise Sahir’i sembol etmektedir. Necla Hanım evli olduğu halde Vedat’a duyduğu aşkın önüne geçemez ve türlü türlü düşüncelere kapılır. Melankolik bir ruha sahiptir. Olaylar bir nevi Necla Hanım üzerinden okura lanse edilir. Eser bu yönüyle klişelerin dışına çıkmış bir kurgu sahibi oluyor. Bence bu da eseri hayli kıymetli yapıyor. Tabii siz ne düşünürsünüz bilemem ama benim şahsi fikrim bu yönde. Handan’a tekrardan gelecek olursak. Handan verem hastalığına yakalanır ve ruhsal durumların da iteklemesiyle bu aşkın onu hasta ettiği kanısına varır. Her şeyi paylaştığı, dert ortağı diyebileceğimiz Selma dahi ona yardım edememektedir. Handan, bir çıkış yolu bulamaz. Hastalığın ve aşkın da etkisiyle intihar eder. Gerçekten okumaya değer bir kurgu ve üsluba sahip. Handan’a bir de siz kulak verin isterim. Keyifli sohbetler 🙂

Bu Kitabı Satın Al



1 yorum

  1. Cevap ver

    süper bir çalışma

Sende Bir Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.Required fields are marked *

You may use these <abbr title="HyperText Markup Language">HTML</abbr> tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>