Ölü Erkek Kuşlar İnci Aral Konusu

İnci Aral / Ölü Erkek Kuşlar / Sayfa: 400

Ölü Erkek Kuşlar

Ölü Erkek Kuşlar İnci Aral Konusu

Belki de ölen duygulardır, ne dersiniz ? Zira yazarımız başka ruhlarda yaşam alanı bulmaya çalışan duygulardan bahsediyor bu eserinde. Birazdan detaylı bir giriş yapacağız ama evvelinde biraz kitabın zihniyetinden olsun, üslubundan olsun bahsedelim. Yazarımız, son dönem kadın yazarlarımızın da çokça işlediği kadın temasını ön planda tutmuş bu eserinde. Post modern bir tavır takınan yazarımız, bu eserinde de gayet başarılı bir ürün ortaya çıkartmış. Kalemi kuvvetli diyebileceğimiz yazarlarımızdan olan İnci Aral, bu eserinde bir aşk üçgenini ana tema olarak seçmiş.

Toplum olarak sıcak bakmadığımız ve kültürümüzde yeri olmayan bu olgu, anlatılış itibari ile başarılı bir şekilde okura aktarılmış. Konuyu asla desteklememekle birlikte maalesef karşımıza çıkabilecek durumlar arasında -tiksinerek söylüyorum- yer alıyor. Romanın içerisinde, çok az da olsa siyasi bir düşünce geziniyor. Lakin bu demek değil ki roman siyaseti ön planda tutuyor. Alakası yok, sadece askeri darbeden dolayı bunu sizinle paylaşmak istedim. Romanımız dediğim gibi bir aşk üçgenini çerçevesinde ele alınıyor. Başkahramanımız Suna, yazar tarafından ikiye bölünmüş diyebiliriz. Su ve Na. Su evliliğe sıcak bakan, iyi bir aile olacak nitelikleri taşıyan bir kadındır. Na ise her an hırçınlaşacak, asi tavırlar sergileyebilecek bir karakterdir. Suna da bu ikisinin arasına sıkışan bir tavır sergiler.

Suna, Ayhan ile evlidir. Ayhan’ın fakülteden arkadaşı olan Onur da ana karakterlerimizdendir. Onur da Güler ile evlidir. Ayhan ve Onur bir üniversitede öğretim üyesidir. Eskiden beri süre gelen bir dostlukları vardır. Buraya kadar her şey tamam. Her şey gayet normal görünüyor evet ama sonrasını zaten siz de kafanızda oturtmaya başlamışsınızdır. Yazarın en sevdiğim yanlarından biri de bu aslında. Olaylara kafanızda ufak da olsa bir yol çizebiliyorsunuz ama bunu ipucu vererek heyecanını kaçırıyor demeyelim. Bahsettiğim durum yazarımızın kaleminin sağlamlığını ve eserin akıcılığını göz önüne seriyor bence. Buraya bir virgül koyalım ve olayların arasına biraz daha nüfus edelim istiyorum. Onur, öğretim üyeliğinin yanı sıra aynı zamanda ressam olarak bizi karşılıyor ve artık sizin de tahmin ettiğiniz üzere Suna ile Onur arasında bir aşk başlıyor.

Burada benim şaşırdığım bir nokta var siz de okuyunca bana hak vereceksiniz. Suna, Onur’a duyduğu aşkı kocasıyla paylaşıyor ve ilk etapta kocası bu duruma düşünsel anlamda karşı çıkmasa da ilerleyen zamanda kıskançlık hat safhaya çıkıyor. Bir yerde bizi ciddi bir kıskançlık teması sarıyor ama bu en başında olması gereken bi şey değil midir? Bana biraz ilginç geldi. Neyse biz devam edelim. Onur aynı zamanda başka bir kadınla da ilişki yaşamaktadır ama Suna kadar ağır duygular hissetmemektedir. Suna’nın kocası yurt dışına kaçmış olsa da Suna ile Onur’un aşkı yine de yürümüyor. Onu da zaten karısından ayrılma cesaretini gösteremez ama yine de diğer kadınla ilişkisine de ara vermez. Klasik bir kurgu ama çok iyi işlenmiş kesinlikle. Bu kıymetli kalemin tadına varmanızı gözü kapalı tavsiye ederim. Şimdiden keyifli okumalar 🙂

Bu Kitabı Satın Al



Sende Bir Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.Required fields are marked *

You may use these <abbr title="HyperText Markup Language">HTML</abbr> tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>