Fikrimin İnce Gülü Değerlendirmesi

Adalet Ağaoğlu / Fikrimin İnce Gülü / Sayfa: 312

Fikrimin İnce Gülü

Fikrimin İnce Gülü konusu

Ne güzel değil mi? Zihnimizde direkt çınlayan bir şarkı. Türkiye’nin sahip olduğu en kuvvetli kalemlerden biri olan Adalet Ağaoğlu’nun romanını süsleyen bir şarkı. Bu cümleleri size sunarken içimden mırıldanmıyor değilim aslında. İtiraf ediyorum evet 😊 Adalet Ağaoğlu’nun kıssadan hisse niteliğindeki eserinin adı da kitabın içinde geçen bir plaktaki şarkıdan geliyor. Birazdan değineceğiz oraya. Yazarımızı sizlerle birlikte rahmet ve saygıyla anmak istiyorum. Sizin de bildiğiniz gibi kıymetli ve bir o kadar da kalemi kuvvetli yazarımızı geçen sene kaybettik. Edebiyat dünyasından büyük bir yıldız kaydı. Lakin ışığı hala edebiyat dünyasını aydınlatmaya devam ediyor. Hep edeceğinden de şüphem yok. Sadece Fikrimin İnce Gülü değil, kanaatimce onun tüm eserleri çok kıymetli. Tabii takdir yine sizin olacaktır.

Ben usulca bu kuvvetli kalemin, kıssadan hisse niteliğindeki eserini haddim olmayarak değerlendirmeye çalışacağım. Kıssadan hisse dememin en büyük sebebi kitabın sonundaki hayal kırıklığı ve günlük yaşantımızda benzeri hırslarımızın bizi esir alabilme ihtimali. Ana karakterimiz olan Bayram’ın saplantı haline gelen sevdasından bahsetmek istiyorum evvela. Araba sevdası. Küçükken, hayatında ilk defa araba gören ve arabadan inenleri –araba seçim arabası- saygıyla karşılayan insanları görünce o günden bu yana araba aşkıyla yanıp tutuşan Bayram’ın öyküsü aslında bu kıymetli eser. Bu saplantılı sevdadan bir türlü vazgeçemeyen Bayram hayalini gerçekleştirmek için Almanya’ya işçi olarak gidiyor.

Burada biraz araya gireceğim hoş görün 😊 yazarımız karakterleri öyle yerinde kullanmış ki içerisinde şüpheye düşecek ya da sıkacak hiçbir unsur barındırmıyor diyebiliyorum. Realist bir üslupla kaleme alınmış bir eser zaten. O yüzden bağdaşıklık kurmak, gerek karakterlerle gerekse olay ile hayli kolay. Bayram’a geri dönecek olursak hırsına esir olmuş bir karakter. BMW fabrikasına işçi olarak girer, yıllarca çalışır ve istediği arabayı alır. Bal rengi bir Mersedes . Bayram’ın araba sevdası ona pahalıya patlar. Arabayı aldıktan sonra köye afili bir giriş yapmayı planlıyordu ama maalesef olmuyor. Birazdan oraya da geleceğim. Dediğim gibi bir hayal uğruna birçok şeyden vazgeçmiş diyebileceğimiz Bayram’ın köyde sevdiği bir kız vardır. Kezban. Yanı sıra Bayram’ı büyüten amcası da köyde onu beklemektedir.

Araba almaya son derece odaklanan Bayram arkasında bıraktıklarını arayıp sormaz, ne haldedirler bilmez. Nihayetinde köye dönmeye karar verir. Kafasında kurduğu şey herkesin onu karşılamak için adeta kortej oluşturacak hale gelmesidir ama daha sınırdan girer girmez beklediği ilgiyi göremez. Köye gittiğinde de ne sevdiği Kezban ne de amcası artık yoktur. Amcası ölmüştür ve sevdiği kız Kezban da başkasıyla evlenmiştir. Köy artık sanki yerinde değildir. Bütün seneler, emekler boşa gitmiş gibi hisseder. Bence herkesin kendine pay çıkarması gereken bir kurguya sahip. Yazarımızın kalemine sağlık diyelim ve rahmetle analım. Sevgiler…

Bu Kitabı Satın Al



Sende Bir Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.Required fields are marked *

You may use these <abbr title="HyperText Markup Language">HTML</abbr> tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>