Dublörün Dilemması – Murat Menteş – Konusu

Murat Menteş / Dublörün Dilemması / Sayfa: 263

Dublörün Dilemması - Murat Menteş

Dublörün Dilemması – Murat Menteş İnceleme

Benim nazarımda çok farklı bir kitapla sohbet edeceğiz bugün. Gerçekten ilginç bir konusu var. İçeriğe değinmeden kabaca bir göz gezdirelim istiyorum. Son zamanlarda hayli popüler olan eser, okuru ciddi manada ikiye bölmüş diyebilirim çünkü belli bir kesim var ki aşırı akıcı ve müthiş bir olay örgüsü olduğu kanısında, bambaşka bir kesim var ki kitabı yarıda bırakıyor. Beynim yandılar, anlayamıyorumlar, hatta ileri gidip çok saçma bulanlar bile var. Tabii zevk ve ilgi meselesi diyerek sıyrılabiliriz bu bölücü görüşlerden.

Bana soracak olursanız biraz karmaşık geldi evet ama bu demek değil ki kitap okunmaz. Zaten böyle bir yargıda bulunmak etik açıdan da hiç uygun değil. Öncelikle burada bir anlaşalım. Sessiz ve biraz da dikkatlice okunduğunda gayet keyif alınabilecek bir eser. Girişte biraz sükunet karşılıyor bizi mesela. Sizin aklınızda kurmuş olduğunuz roman akışıyla yazarın çizdiği yol bambaşka diyebilirim. Biraz ilerledikçe siz de fark edeceksiniz zaten. Şunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki roman adeta bir film formatında. Sanki okumuyorsunuz da oynuyorsunuz gibi bir şey aslında. Ufak çaplı gerilim, tatlı bir heyecan harmanlanmış.

Biraz içeri girecek olursak olaylar yetimhanede yetişen ve albino olduğundan dolayı kimsenin sahiplenmek istemediği başkahramanlarımızdan biri olan Nuh Tufan’ın parayı bulmak için yaptığı hamle ile akıp gidiyor. Daha doğrusu iki kafadarın hamlesiyle. Nuh Tufan’ın yakın arkadaşı İbrahim Kurban kendi aleminde ve hafif güldüren bir mucit. İcadını söyleyince neden bir film gibi kitap yorumunda bulunduğumu daha iyi anlayacaksınız. Neyse çok heyecan yapmayalım, kitabımız zaten yeterince adrenalin taşıyor. Aaaah çok uzattım tamam söylüyorum 😊 Maske. Evet yanlış okumadınız maske icat ediyor ama aslında hepimizin bir nebze de olsa isteyebileceği bir yüz maskesi. Bir nevi sizi klonluyor. Benim aynımı tasarlıyor gibi de düşünebiliriz. İki kafadarın dergiye verdiği ilanla olaylar patlıyor diyebilirim.

Bebek bezlerinin aranan ismi Ferruh Ferman ilanı görür ve Nuh Tufan’a ulaşır. İşinin yoğunluğundan dolayı Nuh’un yerine geçmesini ister. Buraya kadar sorun yok ama bir gün Ferruh Ferman, Nuh’tan kız arkadaşıyla yemeğe çıkmasını isterse ? Tamam burda da sıkıntı yok diyelim. Peki ya o kız, Nuh’un daha önce durakta gördüğü ve aşık olduğu kız ise ? Işte o zaman tadından yenmez bir hal alıyor işler ve git gide heyecan doruğa çıkıyor. Ferruh Ferman’ın eşinin abisi ise kendisinden pek haz etmez, kuşkulanır ve peşine adam takar.

Olaylar karışık gidiyor izlenimi veriyor ama bunu net şekilde söylemek ne kadar doğru olur orası da tartışılır tabii. Romanı özetleyip okuma şevkinizi kırmak istemiyorum açıkçası. O yüzden şimdi genel bir değerlendirme ile bağlayalım durumu. Nuh Tufan, Ferruh Ferman’ın maskesiyle ve romana bir yerde adını verdiğini söyleyebileceğimiz Dilara Dilemma ile düğüne gider ve orda silahlar konuşur. Gecenin sonunda Nuh Tufan’ın bir parmağı kopar. Polisiye tadında bir roman demek yerinde olur. Okumaya değer bence, lakin sakin kafayla 🙂

Bu Kitabı Satın Al



Sende Bir Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.Required fields are marked *

You may use these <abbr title="HyperText Markup Language">HTML</abbr> tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>