Bir Tereddüdün Romanı Değerlendirmesi

Peyami Safa / Bir Tereddüdün Romanı / Sayfa: 200

Bir Tereddüdün Romanı

Bir Tereddüdün Romanı (Tanıtım Bülteninden

Evvela şunu söyleyebilirim ki roman, adının hakkını gerçekten verebilen bir temaya sahip. Peyami Safa’nın otobiyografik özellikler taşıyan eserlerindendir. Peyami Safa hakkında az da olsa bir bilgiye sahipseniz romanlarının otobiyografik özellikler taşıdığını da bilirsiniz. Bir Tereddüdün Romanı adlı eseri haricinde, -bilenleriniz illa ki vardır aranızda- Dokuzuncu Hariciye Koğuşu adlı eseri de otobiyografik roman özelliği taşımaktadır. En genel tabir ile söyleyecek olursam hasta bir çocuğun, hastanede geçirdiği günlerden bahsediyor. Adı geçtiği için değinmek istedim, belki bundan sonra da onu okursunuz😊

Yazarımızın dili ağır olmamakla birlikte genel itibari ile seçtiği konular gayet güzel diyebilirim. Akıcılığı ise aman aman değil ama kesinlikle sıkmıyor. Bu romanı da benzer özelliklere sahip. Dili sade, üslubu kuvvetli ama başkahramanların iç dünyasına eğildiği için belki çok küçük de olsa sıkılma durumu söz konusu olabilir. Bence Peyami Safa, sıkacak bir kalem özelliği taşımayan yazarlarımızdan ama sıkılma ihtimalinize neden değindim onu açıklayalım madem. Yazarımız, bireyin iç dünyasını esas alan yazarlar kategorisinde. Yani genel manada kahramanların aklından geçenlere, ne hissettiklerine dayanan türden eserler kaleme alıyor. Pür bir olay akışı söz konusu değil. Olay örgüsü var, evet ama sizi hayretler içerisinde bırakacak türden bir kalem karakteri mevcut değil. Romanın ana hatlarına değindik. Şimdi de biraz kapıyı aralayalım isterseniz.

Roman, üç ana karakter diyebileceğimiz kişiler etrafında cereyan ediyor. Mualla bunlardan biri. Anlatarak gidelim. Tüm çözümlemeleri bir anda yapmayalım. Mualla, bir arkadaşının tavsiyesi üzerine bir kitap okur ve o kadar etkilenir ki yazarıyla tanışmak ister. Bir aile dostu yazarı tanımaktadır ve tanışmalarına vesile olur. Mualla’nın da evlenilecek, temiz bir kız olduğunu söyler. Tanışmanın üzerine kitabın yazarı da Mualla’dan hoşlanır. Nihayetinde evlilik teklifi eder.

Mualla hoşlandığı halde teklifi askıya alır ve zaman vermesini rica eder yazardan. Yazar deyip durmayalım. Adı yok mu adamın yahu! Muharrir bizim meşhur yazarın adı da. Mualla çok karasız bir karaktere sahiptir ama bizim yazarın da ondan kalır yanı yok tabii. Bekleme sürecinde Muharrir, Vildan adında bir kadın ile tanışır ve ondan da hoşlanmaya başlar. Hayat görüşleri uymaktadır. İkisi de eğlenceye, boş vakitleri dolu dolu geçirmeye meraklıdır. Vildan da erkek gibi hayatı olan bir kadındır. Nerde akşam ise orda sabah olur. Aralarında duygusal anlamda bir bağ oluşur ve devam ettirme kararı alırlar. Bir süre sonra Vildan hiçbir şey söylemeden alır başını gider ve izini de kayıp ettirir.

Bu arada Mualla hala bir karara ulaşamamıştır. Genç yazarımız ise ikisinin arasında bocalayıp durmaktadır. Romanda dikkat çeken en büyük özellik gerçekten de herkesin bir kararsız ve tutarsız bir tavır sergilemesidir. Bundan dolayı roman adının hakkını veriyor dedim aslında. Okunmaya değer bir eser. Sıcak bir ortamda, sadece üç kahraman ile baş başa kalarak okumanız gereken bir roman. Şimdiden keyifli okumalar 🙂

Bu Kitabı Satın Al



Sende Bir Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.Required fields are marked *

You may use these <abbr title="HyperText Markup Language">HTML</abbr> tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>