Ekim 2020’de En Çok Okunan 10 Kitap

Ekim ayı da oldukça verimli geçti. Listede yeni çıkan kitaplar olduğu gibi bilinen ve her zaman listelerin üzerinde olan kitaplarda mevcut. Ekim ayında Türklerin en çok okuduğu 20 kitabı sizin için listeledik.

1 Günahın Üç Rengi (Madalyonun Öteki Yüzü)

4 yaşanmış olayın anlatıldığı 4 güzel hikaye okurken bir çok kısımda gündelik hayatta rastladığınız insan tipleri ile karşılaşacaksınız. Kitabı okurken bunlarda mı yaşanmış sorusu hep aklınızda olacak ve önyargının ne denli kötü bir şey olduğunu kavrayacaksınız. Gülseren hanım hastalarının hastalık sebeplerini uzun uzadıya anlatmış olsa da iyileşme süreçlerine pek değinmemiş ben bunu iki şeye bağlıyorum ya açılan yaralar tam kapanmaz gibisinden bir şeye yada tam çözümü verirse olayın etkisinin azalacağını düşündüğü için yorumu size bırakıyorum.

2 Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

Dokuzuncu hariciye koğuşu, tüm hayatını etkileyen bir hastalığa sahip genç bir adamın acısını ve yalnızlığını, psikolojik analizler ve enfes imgelerle birleştiren bir çalışma diyebilirim. Hastane sahnelerindeki görüntüler ve genç hastanın psikolojisinin aktarımı o kadar sıra dışı ki, kokladığınızda hastanenin acısını hissedebiliyorsunuz.

3 Camdaki Kız

Şuan bir aynanın karşısına geçip bakın gördüğünüz şey birilerinin eseri anne ve babanızın neden bir insan katil ve cani olurken diğeri merhametli oluyor oysa ki ikisi de tür olarak insan yani karakterimizi belirleyen bizi biz yapan çocukluğumuzda gördüklerimizdir bence. Camdaki kız Gülseren Buğdaycıoğlu’nun en güzel eserlerinden birtanesidir. Daha çocuk yaşta başlayan bir acı doğarken suçlanmış bir kız Nalan. Anne babasından sevgi ve şefkat görmemiş her kötü olayın suçlusu olarak görülmüş lanetli olduğu düşünülmüş daha küçücük yaşında onuzlarına bir çok yük yüklenmiş bir çocuğun hikayesi.

4 Üç Kız Kardeş (Beni Bırakıp Gitme Bir Yere)

Bazı olaylar vardır duyduğumuzda sıradan bir olay gibi gelir mesela gündelik hayatta trafik kazası haberini duyunca sıradan bir olay gibi gelir veya korona virüsten ölen insanların gündelik listesi yayınlandığında bakıp geçeriz yani bazı olayları o kadar sık duyarız ve bizden uzaktır ki sıradan gibi hissederiz ta ki başımıza gelene kadar. Romanın hikayesi de şöyle gelişmektedir 3 kız kardeş olan Türkân, Dönüş ve Derya Ayvalık’ın cennet kadar güzel bir deniz kasabasında yaşarlar 2000’ler öncesi sokakta geçen çocukluğun saf ve temizliğini onlarda tatmış kötülük ve hüzün namına bir şey bilmemektedirler hani bir şarkı vardı tamda o dönemlerde çıkmış “Biz büyüdük ve kirlendi dünya” 3 kız kardeş büyür ve gerçek dünya ile tanışır. Kitabı okurken normalde duyduğunuzda tepki vermediğiniz hastalık gibi olayları birebir yaşayacaksınız yani hikaye sizi derinden etkileyecek okumanızı tavsiye ediyorum.

5 Piruze (Şam’da Bir Türk Gelin)

Yine gerçek yaşanmış bir hikaye ve yine duyduğumuzda sıradan gelen lakin acı ile yaşanmış bir hayat Piruze’nin hayatı. Kitapların en büyük faydası bence verebileceği cevaplar değil insana sorular sordurması ve düşünmeye itmesidir. Bence en büyük erdem düşünerek sorular sormaktır ancak bu şekilde her şeyin farkına varabilir ve Piruze gibi bir çok kadını acı çeken insanı anlarız. Piruze genç bir kızken Şam’lı bir gence aşık olur. Ailesinin tüm karşı çıkmalarına rağmen genç ile Şam’a kaçar o günden sonra genç kızlık hayalleri masum aşkı birden kaybolur ve gerçeklerle yüzleşir dayak aşağılanma derken hayatı kabusa döner aradan geçen uzun zaman sonra çocukları olmuştur. Tüm her şeye çocukları için katlansa da artık dayanacak gücü kalmaz ve Türkiye’ye kaçmaya karar verir kaçış esnasında kocası yakalar çocukları alır ama Piruze kaçmayı başarır 21 yıl çocuklarını göremez ve… Sinan Akyüz’ün kaleminden çıkmış bu güzel hikayeyi mutlaka okumanız dileği ile.

6 Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu

Uzun bir mektubun yazarı olarak sadece Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu’nun kahramanını biliyoruz. Kadının hayatı boyunca sevdiği erkek için yazdığı bu mektubun “göndericisinin” adı yoktur. Mektubun başında tek bir adres var: “Sana, beni hiç tanımayana”. Kadın her zaman büyük tutkusunu “bilinmeyen” olarak, yani tek başına yaşamaya isteklidir. Bu aşk hikayesinde tek bir “taraf” var, “taraflar” değil. Bu gerçek bir aşk mı? Okur Zweig, sizi bir kez daha insan psikolojisinde nadir olmayan bir karısına bir yolculuğa davet ediyor. Kıyıya ulaşmayı hedefleyen, şimdiye kadar bilinmeyen kavramının “mutlak aşk” ın sonundaki bu yeni yolculuk da bir ihtimal! Kitabı okurken dönemin siyasi durumunu o dönem ki duygu hallerini de fark ediyorsunuz.

7 Göçüp Gidenler Koleksiyoncusu

Şermin Yaşar’ın kaleminden çıkan yaşanabilecek tüm duyguların farklı kişilerde farklı olay örgüleri ile karşımıza çıktığı 18 öyküden oluşan harika bir eser. Öykü okumayı sevenler için tavsiye edebileceğim bir kitap. Sade ve akıcı bir dil ile yazılan kitabı okurken kah gülecek kah ağlayacaksınız ama illaki kendinizden bir şeyler bulacaksınız kitabın bağlayıcı yönü de bu bence.

8 Momo

2000’li yıllardan önce çocuk olanlar ve onlardan daha önceleri iyi bilirler o zamanlar bir deyim vardı “zaman öldürmek” yani teknoloji insan hayatını kolaylaştırsa da önceleri 1 günde bitirilebilecek bir işi şimdi 1 saatte bitirsek de şuan ki toplum için zaman asla yetmiyor hep koşuşturma hep yapmak için kurulan hayaller ama yapılacak zaman bulamama yani zaman öldürme işi bitti artık zaman bizi öldürüyor. Momo harabelerde yaşayan küçük bir kızdır onun en büyük özelliği iyi bir dinleyici olmasıdır. Onun mücadele ettiği kişiler ise insanların zamanlarını çalan duman adamlardır. Mutluluğu bir hedef olarak görenlerin ona ulaşmak için çıktığı yol mutsuzluk verir ve zaman akıp gitmektedir.

9 Dedemin Bakkalı

Ağır kitapları okumaya biraz ara verip neşenizi yerine getirecek harika bir kitap Dedemin Bakkalı. Bir çocuğu dili ile yazılmış yani süslü cümleler ironiler yok saf ve sade ama pata küte komik bir dil. Bir çocuğun “büyüyünce ne olacaksın” sorusuna tüm meslekleri gözden geçirdikten sonra Bakkal olmak istemesi ile başlar bakkal ama ne bakkal 🙂 Kitaplığınızda olması gereken bir eser.

10 Son Cüret

Günümüzde bilinen tarih her yerde anlatılan 3 5 cümle ile sınırlı klişeleşmiş hikayelerdir. Bu cümleleri abartarak yazılan senaryolar ve diziler de cabası. Milli Mücadele yıllarını anlatan derin analizler ve meşakkatli bir araştırma sürecinin meyvesi olan Yılmaz Özdil’in kaleminden çıkmış harika bir eser. Bence her okurun kitaplığında olması gereken bir kitap

Bu Kitabı Satın Al



1 yorum

  1. Cevap ver

    Güzel liste

Sende Bir Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.Required fields are marked *

You may use these <abbr title="HyperText Markup Language">HTML</abbr> tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>