Atatürk ün Yanından Ayırmadığı 4 Kitap

Eğitime ve özellikle kültür açısından önemi dünya çapında bir gerçek haline gelen Mustafa Kemal Atatürk, önden cepheye koştuğu halk özgürlüğü savaşında dahil kitap okumayı bırakmamakla tanınır. Zanaatkarlığın, zanaatkarın, bilimin ve bilimin önemini sayısız sözleriyle gözlemlesek de, yazma ve işçiliğe bakış açısını, okuma şansını kaçırdığı kitaplarda da görebiliriz.

Söz ve önemi, kişinin ruhunda yer alacak tüm veriler ve bireyin kişiliğini oluşturan tüm duygular; Zanaatkarların veya seyircilerin ilgisini çekecek şekilde onları ifade etmek ve onlarla iletişim halinde olmak için bir işçilik olarak gören Atatürk’ün zanaatkarlığın her parçasına olan saygısı, kitaplarda genel olarak görülmektedir.

Atatürk’ün bir numaralı kitaplarının birlikte araştıralım!

Çalıkuşu – Reşat Nuri Güntekin

Cephedeki virtüözü hayal kırıklığına uğratmaması gereken, Reşat Nuri Güntekin’in sürekli yaşını aşan bir üslupla bestelediği ve ona hak ettiği konumu kazandıran Reşat Nuri Güntekin’in ana eseri başarılıdır. Anadolu şehir ve kasabalarında İstanbullu genç hanım. Bir eğitimci olarak deneyimlerini anlatıyor. Karakterlerin duyguları, milletin gerçek unsurlarının bir izlenimi olarak okuyucuya tanıtılır. Dolayısıyla çağın hallerini yansıtan ve Anadolu kamuoyuna ayna tutan bir eser olarak her yaştan okuyucuyu kendine çekebilen bir roman.

Beyaz Zambaklar Ülkesinde – Grigory Petrov

Güvenin olduğu her yerde, başarı da gelir. “Beyaz Zambaklar Ülkesinde” adlı kitabı, göller, kaya taşları ve bataklıklarla çevrili bir ulusun “zambaklarla tanınan yer” karakterini nasıl kaptığını anlatıyor. Mustafa Kemal Atatürk, Finlandiya’da mütevazı bir grup insanın kararlılığının ve gayretinin milleti küllerden çıkardığını ortaya çıkaran bu kitabı, başta askeri okullar olmak üzere tüm alt eğitimler için bir başucu çalışması olarak keşfetti.

Örtülü anlaşma – Jean Jacques Rousseau

Bir fırsat düşünürü olan Jean Jacques Rousseau; Ortak toplumun mantıksal tutarsızlıklarını mercek altına alma döneminde “insan-yerleşik”, “doğa-toplum” ve “köy-kent” ilişkilerinin çerçevelerini kurdu ve toplumsalın birleşmesi ile ilgili en temel düşünceleri ortaya koydu. emirler. Ondan sonraki dönemde düşünürlerin ne kadarının “örtük anlayıştan” ne kadar etkilendikleri iyi bilinen bir gerçektir. Oluşturulduğu dönem olan on sekizinci yüzyıl ve koşulları düşünüldüğünde, bugün bile meşru olan bu iddiaları oluşturan Rousseau’nun vizyoner bir mantıkçı ve ne kadar makul olduğu çok daha açık hale geliyor. halk için yarattığı düşünceler akla yatkındır.

Türkçülüğün Temelleri – Ziya Gökalp

Türk kültürü, düşünce ve siyaset tarihinin başlıca isimlerinden biri olan Ziya Gökalp, ortaya çıkardığı “Türkçülüğün İlkeleri” adlı eserinde Türk memleketinin karakterini, nereden gelmesi ve nereye gitmesi gerektiğini inceledi. Türk vatanına aşinalık. Türk yurtseverliği öncülünü oluşturan çalışmasında, zamanına kadar yitip giden tüm düşünceleri, belirli bir kanaldan yuttuğu Türkçülük olasılığını Türkçenin sosyolojik, siyasi ve sosyal değerlendirmeleriyle pekiştirmiş toplum ve kültür ve çalışmalarındaki tartışmaların meşruiyeti bugün hala moderndir.

Bu Kitabı Satın Al



Sende Bir Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.Required fields are marked *

You may use these <abbr title="HyperText Markup Language">HTML</abbr> tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>